fıkrapark etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fıkrapark etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Bizde Çok Var

Alman, İngiliz, Temel, Hataylı uçağa biner Alman armudun yarısını yiyip aşağıya atar. Temel sorar:

- Niçin attın?

- Bizde ondan çok var, der Alman...

İngiliz birayı içer yarısını aşağıya atar. Yine Temel sorar:

- Niçin attın?

- Bizde ondan çok var, der İngiliz...

Temel görür masum Hataylıyı aşağıya atar İngiliz, Alman sorar:

- Niçin attın?

Temel derki:

- Bizde de Hataylı çok var...

25 Ocak 2010 Pazartesi

Hanımından Korkmayan Var Mı?

Elazığ’da adamın biri kahveye girer ve oyun oynayanlara hitaben:

- Hop abeler, bi dakka. Hanımından gorhanlar ayağa gahsın.

Ani bir gürültü, hayda herkes ayakta. Bir kişi hariç. Kahvenin tamamı hayretler içinde. Soruyu soran adam, oturan adama yaklaşır ve:

- Abe helal olsun be, deliganlı adam mışsın. Harbiden sen hanımından korkmaz mısın?


Adam nefes nefesedir. Heyecanı biraz geçince:

- Yav gardaşım ele bi laf ettin ki, dizlerim kırıldı, galhamadım. der.

Çocuk Yüzünden

Temel kamyon şoförüymüş. Bir gün kamyonu ile yokuş asağı inerken freninin patladığını farketmiş. İleriye doğru baktığında da yolun ikiye ayrıldığını görmüş. Bir tarafta pazar kuruluymuş ve yüzlerce insanın alısveriş yapıyormuş. Diğer tarafta ise küçük bir çocuk yolun ortasında oyun oynamaktaymış. Temel çok hızlı bir şekilde düşünerek;

- Pazar yerune çirersem pi sürü insan ölür en eyisu çocigu ezeyum demis.

Ertesi gün gazetelerde şöyle bir başlık; “Pazara giren kamyon dehşet saçtı. 150 ölü” Temel e sormuşlar :

- Sende hiç kafa yokmu? Bu kadar insanı ezeceğine bari çocuğu ezseydin.

Temel cevap vermiş :

- Ula siz benu salak mi sandunuz? Bunu bende düsündüm... Tabii ki çocuğu ezecektim ama çocuk pazara dogri koştu ben ne yapayım?

22 Ocak 2010 Cuma

Çağımızın Fıkrası

Adamın biri New York, Central Park'ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır. Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir. Sarılıp teşekkür etikten sonra;

- Sen der bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak; 'Cesur New York'lu küçük kızın hayatını kurtardı.'

Adam;
- Ama ben New York'lu değilim! der.

Polis;
- Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar; 'Cesur Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı' cevabını verir.

- Ama ben Amerikalı da değilim der adam artık şaşırarak. Polis;

- Ya, o halde nerelisin? diye sorunca adam cevap verir;

- Ben Iraklıyım!

Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır;

- Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.!

Aranızda Müslüman Olan Var Mı ?

Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve yüksek sesle Cami Cemaatine sorar :

-Aranızda müslüman olan var mı ?


Korkudan kimse bişey diyemez. Bir müddet sonra yaşlı bir adam ayağa kalkar ve

- Ben müslümanım der.


Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. Adam dışarıda ki koç sürüsünü gösterip:

-Amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin? der.


Yaşlı adam bayağı bir hayvanı kestikten sonra

- Ben yoruldum , artık başka birini bul der....


Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve cemaate yüksek sesle tekrar sorar:

-Aranızda başka müslüman var mı , varsa yanıma gelsin ?


Az önceki giden yaşlı adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:

- Ula bağa ne bakıp duraysunuz uşaklar ? İki rekat namaz kildurduk diye müslüman mı olduk?.. Yüce İsa hepimizi korusun...

17 Ocak 2010 Pazar

Hoca'nın İmzası

Olay bir üniversite profesörü ve bir öğrencisi arasında geçer. Öğrenci yemekhanede boş bir yer bulamadığı için profesörün yanına oturur. Profesör bu durumu kabullenemez ve çocuğa;

- Öküzlerle kuşlar bir arada oturamazlar der.

Öğrenci hiç bozuntuya vermeden;

- O zaman ben uçayım diyerek kalkar.

Profesör durumu içine sindiremeyince öğrencinin sınavdan kalması için elinden geleni yapar. Fakat öğrenci bütün soruları eksiksiz cevaplandırır. Bunun üzerine profesör sana bi soru soracam der çocuğa;

- Yolda karşına 2 kese çıksa, birinde para, birinde akıl olsa hangisini alırdın?

Öğrenci;

- Parayı alırdım deyince

Profesör;

- Ben akıl alırdım der.

Öğrenci karşılık verir;

- Doğaldır insan neye ihtiyaç duyarsa onu alır.

Çıldırmak üzere olan profesör sınav kağıdına büyük harflerle ÖKÜZ yazarak ögrenciye verir. Odadan çıkan öğrenci 5dk. sonra gelir, seslenir;

- Hocam imzanızı atmışsınız ama notum nerede.....?

30 Aralık 2009 Çarşamba

Ne Düşünüyornuş?

Bir Bektaşi, merkebine odun yükleyip şehre gelirken karşıdan tüccar kılıklı iki adam peyda olarak: "Şu zındıkla alay edelim!" diye Bektaşi'ye yanaşıp selam verince Bektaşi de durur, merkebi de. Tüccarlar işaretle:

- Bu eşeğin ne düşünüyor?

- Odun taşımaktan yorgun düştü de, artık kasabada ticaret etmeyi düşünüyor!

Amerika'dan Mühendis

Kayseri'nin bir köyünde imece yöntemiyle yol yapılıyor. Bunun için de eşekten yararlanılıyor: Eşek hangi yolu izlerse, orası genişletip araba yoluna dönüştürülüyor...

Köye gelmiş olan Amerikalı Barış Gönüllüsü, ne olup bittiğini kavrayamadığı için sorar: 

- Ne yapıyorsunuz böyle?

- Yol yapıyoruz.

- Bu eşek ne için?

- O, yolun mühendisi. Yola uygun geçeneği o gösterir.

Barış Gönüllüsü katıla katıla güler:

- Ya eşek bulamasaydınız?

- İşte o zaman Amerika'dan mühendis getirirdik!

Deli İşte

İki deli yolda yürüyorlar. Hava sıcak, ikisi de çok susamış. İleride bir çeşme görmüşler. Biri demiş;

- Ben su içmeye gidiyorum.

Diğeri cevap vermiş;


- Ben de çok susadım oraya gidecem halim yok. Benim yerime de içer misin.
Diğeri tamam diyerek yola koyulmuş, dönerken kahkaha atarak yanına gelmiş. “Neden gülüyorsun?” diye sormuş diğeri. Deli cevap vermiş;

- Su çok güzeldi. Fakat senin yerine kirli sudan içtim.

Sarışınların Kaderi

Çok güzel kızıl saclı bir bayan doktorun ofisine girer ve her yerinin ağrıdığını söyler.

“İmkansız” der Doktor “Gösterin lütfen bana”

Kızıl saçlı bayan işaret parmağını uzatır sol göğsüne bastırır ve çığlık atar, sonra dirseğine bastırır bu sefer daha fazla acıyla bağırır.

Dizine bastırır ve çığlık atar, ayak bileğine bastırır aynı şekilde, neresine dokunsa çığlık atmaktadır.

Doktor, “Gerçek kızıl değilsiniz değil mi?” der.

“Eee, değilim” der kızıl,

“Aslında sarışınım”

“Tahmin etmiştim” der Doktor, ” Çünkü parmağınız kırık”

Yeni Eklenenler